11 Mart 2014 Salı

Bugün hayat siyah, oysa ne güzeldi yaşamak...

3 Mart 2014 Pazartesi

Seni seviyorum adam..

Bu gece sana uzun uzun yazıcam, amacım içimdekileri bil değil, ki sen zaten herşeyi en güzel şekilde hissedersin; bilirim.. Uzun zamandır aklımda olmayan bu günlerdeyse aklımdan çıkmayan birşeyi anlatacağım sana bu gece; kendimi aslında benim bile bilmediğim ama onu görmediğim için basbas bağıran benliğimi. Gözlerim yanıyor biraz sanırım biraz da kötüledi ama görebildiğim için şükrediyorum tabi, ve bir de kendimi tanımama yardım ettiğin için senin varlığına şükrediyorum. Dün bana söylediğin iki şeyi çıkaramıyorum aklımdan; birincisi o soğuk mezar taşını öptüğünde bana dönüp "ananın babanın kıymetini bil, anam yanımda olsaydı da bu taşı değil onu öpseydim" dediğini ikincisi de annenin mezarının üstünde elimi tutup annene " bak gelinini getirdim anne" dediğini.. Benim için o kadar değerlisin ki adam, aslında farkında olup da günlükmüş gibi gördüğüm ama aslında bir daha tekrar edemeyeceğim nefes alışım kadar  özel olan anlarımın farkına vardırıyorsun beni her seferinde.. Dün benim için ben yeniden doğdum; seninle doğdum, rüyalarımda gördüğüm  annenle tanıştım "annem" dedim hissettim.. Gözlerimden dökülen damlaların amacı yok nedeni yok isterdim ki ellerinden öpeyim ama toprak da anne kokar; doğum günüydü dün annenin "iyiki doğdun anne" diyebildiğim için şanslı hissettim kendimi ama senden ayrı bir beni düşünmedim.. Sen adam anlatılmıyorsun sözcüklerle, birkaç kelime deyip geçiyor sadece ama yürekte yaşanan apayrı; seninle yaşanan apayrı.. Iyiki varsın adam, iyiki benimsin iyiki beni tekrar hayata bağladın hem de sıkıcana kendi ellerinle... Seni seviyorum.. 

3 Şubat 2014 Pazartesi

Aciilll enerjiye ihtiyacım vaaarrrr!!!!

Ben böyle başlamazdım haftaya yahu ne oluyor bana, kendimi bi garip bi halsiz bi mutsuz hissediyorum; havalardan mıdır ki acaba diye düşünüyorum ama havadan falan değil niye mi? Bilmem :) Dün vizyondaki filmlerden "12 Yıllık Esaret"e gittik filmin etkisinde kaldım sanırsam. Hayatta benim de kaldıramadığım şeyler var; insana yapılan eziyet, hayvana yapılan eziyet ve insanın kendine yaptığı eziyet. Aslında daha birsürü şey var da en çarpıcı olanları bunlar sanırım. Bugün bi çekilmez hissediyorum kendimi; akşama toplantımız varmış sanırım bugün işten kovulma potansiyelindeyim :/ Ayyy şikayet etmeyi sevmeyen ben cümle alemin üzerinden geçicem şimdi o olacak; başlicam ben böyle düzenin içinee dee böyle trafiğin içine dee gelip suratı asık işlemini yaptıran müşterinin içine deee diye ama ayıp benim gibi hanımcık bir kıza yakışır mı hiç yakışmaz tabi ne yakışacak içimden bi ses "İsyeeaaaannn" diye bağırmak istiyo ama ellerim yazıyo isyanımı işte. Mazur görünüz efenim geçici bir durum içerisindeyim muhakkak ki amma velakin canıımm çooookkk sıkılıyo :(

Önerisi olan var mı?

29 Ocak 2014 Çarşamba

Hayalimdeki mesleği yapsaydım ben kim olurdum?

Hayalimdeki mesleği yapıyor olsaydım ben tiyatrocu olurdum ama şimdiki halimden çok bir farkım olmazdı -bu önemli- :) şimdi aklınızdan "20 gündür bi gram kelime yazmadın hatun şimdi gelmiş hayallerim diyorsun uyan uyaaannn burası gerçek dünyaaa" diye geçirebilir hatta bana kızıp "herkes hayallerindeki mesleği yapsa ülke batar be ne diyorsun sen Allahisen" diye de söylenebilirsiniz ama en çok sevdiğim tavır, "benim de hayallerim var ben hayallerimdeki mesleği yapsam kim olurdum, bunu düşünebiliyorum? Helal olsun kız sana hep destek tam destek benden. " Diye düşünmeniz olur :) ben bu soruyo kendime sorduğumda içimden bir ses sürekli "artık çok geç hatun yaş oldu 27 nerde ne yapıcan, bi tiyatro oynadın diye seni kim ekibine alır ki boşver sen düşünme bunları bak ne güzel işin var" diyo bu benim egom, uzaklardan gelen bi ses de " hala hayallerin olduğu için çok şanslısın ve ben senin hep yanındayım" diyo bu da benim iç sesim en sevdiğim ses :)) fotoğrafı internetten almadım tamamen bana aittir kendileri. Öyke ki çocukluğumdan beri hayallerimdeki mesleğin ne olduğunu keşfettiğim için kendimi çok mutlu hissediyorum. Biraz geç oldu belki ama "geç diye birşey yoktur" :)))
Bu da oynadığım oyunun ardından babacımın benim için hazırladığı tablo :) Tam da dediği gibi 7'sinde neyse 70'inde de o olur :))

İçimde o kadar güzel bir heves var ki sanki ilkokula yeni başlıyor da giydiğim önlüğün üstüne bişey dökülmesin diye titizlikle davranıyor gibiyim :) 

Aşağıdaki Linkte 2010 yılında Çanakkale'de Büyülü Sahne Tiyatro Kursuyla birlikte çıkardığımız tiyatronun bana ait olan kısmından ufak bir parça bulunuyor. Oyun Anton Çehov'un 9 Skeçlik oyununun 1 skecini içeriyor ancak Sevgili tiyatro hocamızın müthiş uyarlamasıyla Rus değil de "Çanakkale'li" bir kadını canlandırıyorum. Videonun tamamı 15 dakikalık bir skeçten oluşuyor bense en uzun tradı oynadığım bölümü sizinle paylaşmak istedim. Oyun biraz argo içerik içeriyor ama günlük hayatta böyle değilim; ne derler "Rol İcabı" :)) 

Herkes bir gün hayallerini gerçekleştirebilir, eğer gerçekten isterse; ve herkesin mutlaka bir hayali vardır :)

Umarım beğenirsiniz :)

Herkese iyi seyirler :)

11 Ocak 2014 Cumartesi

H3N2 sen mi ağasın ben mi?

Önce hafif bir başağrısı sonra öksürük sonra hapşırık sonra murun akıntısı, halsizlik ama az kaldı azını yüzünü kırıcam H3N2 >:| 

Ben de bir milyon kişi arasına girmiş bulunuyorum henüz grip olmamış herkese bu yazım kendinizi kötü hissettiğiniz anda önleminizi alın bir anda lönk diye koynunuza giriyo bu meret ama az kaldı kafasını gözünü kırıcam. Hasta olan herkese de geçmiş olsun :))