30 Aralık 2013 Pazartesi

Çoookkk güzel bir haftabaşı :))

Herkese tekrardan günaydın, bu yazı yüzünüze o muhteşem gülümsemenizi yerleştirmeniz için yazılmıştır. 

Bu kadar :) sadece gülümseyin sonra bırakın hayat size de gülümsesin bütün olumsuzluklara rağmen hayatta güzel giden en azından birşeyin olduğunu size göstersin, siz sadece gülümseyin ve ona izin verin :)) 

Mutlu haftalar :))

29 Aralık 2013 Pazar

Facebook profilimi nasıl gizlerim?


Herkese günaydın , google' a Facebook profilimi nasıl gizlerim yazdığımda forumlarda yapılan yorumlar çıkıyor ama hiçbiri de açıklayıcı değil malesef :( O yüzden deneme yanımla yöntemini kullanarak profilimi sadece arkadaşlarımın görebileceği şekile getirdim sanırım: Aslında çok basitmiş ama olsun yine de Bunu sizinle de paylaşayım istedim;
Önce sayfamızın sağ üst kısmındaki ayarlar kısmından "Gizlilik Ayarları" butonuna tıklıyoruz,



















Açılan kısımda, en üstte kocaman görünen ama benim uzuun zamandır ısrarla göremediğim, "Paylaştıklarını kimler görebilir?" kısmındaki ayarlar var :)
Düzenle butonuna tıkladığınızda hemen aşağıda görünen butonlardan paylaştıklarınızın kimler tarafından görülebileceğine karar verebiliyorsunuz.

Hatta daha önceki gönderilerinizi, fotoğraflarınızı, paylaşımlarınızı da sınırlamanız mümkün; Onu da iki altta  bulunan "Zaman Tünelindeki Eski Gönderilerin Hedef Kitlesini Sınırla" butonundan yapabilirsiniz.

Ama dönülmez yollara girmeden önce tabiki önce hareket dökümünüzü inceleyip neyi saklayıp neyi açık tutacağınıza yine siz karar verebiliyorsunuz;



Umarım bu bilgiler işinize yarar :))


Herkese mutlu pazarlar :)

24 Aralık 2013 Salı

Hafta ortası hikayesi ve şarkısı :)

Bakmayın sabah sabah güldüğüme şu koca şehirde geçinmek ne kadar zormuş yahu ay sonunu getirememenin ne demek olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum bizzatihi yaşayarak :)) Tabi ufacık maaşla kocaman bir aile geçindiren insanları da atlamamak lazım. 


Ben acıbadem de ikamet ediyorum İstanbul da yaşayan ve Acıbadem'i bilenler e hatırlatma bilmeyenlere de tanıtma olsun bu yazı :) Acıbadem Köprüsü'nün merdivenlerinde oturan ve kendi çapında mendil satan ama üşüyen bi amca var. Yanından geçerken insanlar ya yanına koyduğu kutuya üç beş kuruş bişey atarlar ya mendil alırlar ya da görmezlikten gelerek yanından hızlı hızlı çıkarlar. Geçen gün köprünün ayağında indim, yukarı doğru çıkarken amcayı gördüm baktım çantamda sadece 1 lira var bi de öğlen yemeğinden kalma ekmeklerim var( ekmek atma adedim yok şükür) ekmekleri çıkarıp adama uzattım istememesi muhtemeldi ama ekmekleri elimden aldı ve gözlerinin içindeki gülümsemeyi görmek bana inanılmaz keyif verdi. Elini kaldırarak teşekkür etti ve ekmeği çantasına koydu. İşte o zaman anladım küçücük bir maaşla kocaman aile nasıl geçinir, herşey gülümsemekten ve şükretmekten geçiyor :) bu günün hikayesi bu olsun, ekmeklerinizi atmak yerine paylaşmayı seçin o zaman daha mutlu oluyorsunuz. Bugünün şarkısı da aşağıda, ilk dinlediğimde çok anlamsız çok itici gelmişti ama sonra bağımlılık yaptı diyebilirim, keyifli dinlemeler :))

Vee tabiki mutlu bir gün geçirmenizi dilerim, gülümsemeyi unutmayın :) 

21 Aralık 2013 Cumartesi

Levent Yüksel nerde?

 Dün akşam şubemizin yılbaşı eğlencesi adı altında bir mekana gittik. Mekanda çok kalmadım ama akşamın keyfini bana Levent Yüksel in "geç bunları, anam babam geç bunları.." Nakaratını söylediği dedikodu şarkısı getirdi ve aslında uzun zaman olmamasına rağmen gençliğimi özlediğimi  farkettim ve aslında hayatı bizimle paylaşan şarkıları ve şarkıyı dillendiren müzisyenleri.. Bunların başında da Levent Yüksel geliyor sanırım. Dinlediğim müzisyenlerin özel hayatları beni çok alakadar etmiyorum ama garip bir merak içerisindeyim Levent Yüksel'in nerede olduğunu bilen var mı? Şimdiki şarkıcılar eskileri çok aratıyor malesef keşke onun da klipleri o da çıksa programlara da dinleyebilsek yine kendi dilinden o güzel şarkılarını :) o zamann bunun üzerine buyrun bu da benden size gelsin :)))

19 Aralık 2013 Perşembe

Evdeyazar'dan yılbaşı çekilişii :)))

Yılbaşı yaklaşıyor, evde mi kutlasak yoksa kalabalığa mı karışsak diye düşünüp duruyoruz eğer evde kutlayacaksanız yılbaşını mükemmel bir çekiliş sizi bekliyor :) Ama yok ben evde değilim çekilişe katılamaz mıyım diye sorarsanız sevgili Evdeyazar'ın çekilişi bütün blog yazarlarına ve tabiki blog yazarı olmayan herkese açık. Yapmanız gereken şeyler aşağıdaki linkte yazıyor. Sizi seviyorum sevgili Evdeyazar :))

Evdeyazar, düzenlediği ilk çekilişle takipçilerine dolu dolu YILBAŞI SEPETİ hediye ediyor.Firststeps sponsorluğunda gerçekleşen bu çekilişle kazanacağınız hediye sepetini ister kendinize, isterseniz sevdiklerinize hediye edebilirsiniz. Çekiliş detayları için:  http://evdeyazar.blogspot.com/2013/12/evdeyazar-firststeps-sponsorlugunda.html

13 Aralık 2013 Cuma

Yazmak istiyorum ama yazamıyorum :(



Kendime kızıyorum. Bilmediğim, hiç tanımadığım bir sistemin içine soktum kendimi, yalnız hissediyorum kendimi umarsızca. Saçma salak haller takınıyorum başarabileceğime inanıyorum "benim elimden bi uçan bi kaçan kurtulur" diyorum ama ellerime bi bakıyorum ki ellerim zaten bomboş. Ne yapıcam, nerdeyim nereye gitmem lazım nasıl başlamam ya da başladıysam nasıl bitirmem lazım ama aslında başlayıp başlayamadığımı da anlayabilmiş değil. Ne yapıcam da başarıcam ya da neyi başarmak istediğime karar verdim mi ki acaba? Birsürü şeyi aynı anda yapamaz ki insan. Deneye deneye de bulabilir aslında ama ya deneme hakkı bittiyse ve hata yapma olasığını sıfıra indirdiyse. Daralıyorum! Ne yapacağımı ya da ne yapmak istediğimi bilmediğim için daralıyorum. Bana hiç yakışmıyor böyle olumsuz haller.
Biraz da dengesiz kaçıyor aslında ama ne bilim ben. Ruh halim İstanbul'un trafiği gibi günü gününe tutmuyor bazen bomboş bazen kalabalık bazen keşmekeş içinde bazen de saçma.

11 Aralık 2013 Çarşamba

11.12.13 :)

Bi daha tekrarı yok bununnn :)Bi dahaki seneye sıra sıra dizemices tarihleri Tekrarı olmayan bütün günler gibi, doya doya yaşamak lazım her anı ama bugün özel olsun bence bu gün hepimiz için milat olsun herkes içinden geçeni paylaşsın sonra herkesin içinden geçen dilek gerçek olsun :) Ama iyi şeyler isteyin ki çabucak olsun :)) Bir de bütün güzellikleri farketmeye bi adım daha yaklaşalım bugün :)

İstanbul'da kar zamanı :)


 Sabah kalkınca böyle bir manzarayla karşılaşmak oldukça keyifli bence biraz zulüm olsa da yürümek heryer bembeyaz beyazı hep sevmişimdir zaten :) hayatım komik sağlıklarda dolu olsa da ben seviyorum galiba dolu dolu yaşayabilmeyi :) Benim memleketim Hatay. Benim memleketimde çok kar yağmaz yağarsa da sulu kar yağar onunla da oynayamazsın bile. Çanakkale'deki ilk kışım, üniversiteyi yeni kazanmış olmanın heyecanı ayrı pamuk gibi karı görmenin heyecanı ayrı. Çanakkale'ye gitmiş olanlar bilirler oranın soğuğunu bizim üniversite de yüksekte haliyle. Ben eskimo gibi kat kat giyinmeyi severim yine o kat kat giyindiğim günlerden birinde ders çıkışında o pamuk gibi kara ellerimle dokunmak istedim eldivenlerimi çıkardım ve yerden bi avuç dolusu karı almamla dirseğimdeki sızıyı hissetmem bir oldu ki elim direğime kadar sızlamıştı hala anımsadıkça hissediyorum sızısını :)) Hey yerabbim ya bu kadar saf olmak zorunda mıyım diye düşünüyorum bazen sonra düşünüyorum da insanoğlu saf değil aslında sadece doğuştan temiz, kar gibi.. 
Saflığınızı koruyabildiğiniz ve yolları açık bir gün diliyorum herkese. Mutlu günler :))

Not: Gülümsemeyi sakın unutmayın ;)))

2 Aralık 2013 Pazartesi

Enerji patlamasıııııı :)))

Herkese günaydın :) eğer sabah sabah yazımı okuyan varsa sabah olmasından bi de üstüne Pazartesi olmasından dolayı bana gıcık olup yazıyı hatta beni okumayı bırakabilir. Ama eğer içinde ufacık da olsa hala yaşam enerjisi kalmış biri okursa -ki bence bu herkeste var ki hala yaşıyoruz- yüzüne güzel bir gülümseme yerleşebilir :). Bugün Pazartesi haftanın ilk iş günü işim olduğu için kendimi şanslı hissettiğim ve üfleye püfleye işe gitmediğim bir gün bugün içimde enteresan bir şekilde kelebekler uçuşuyor sanki yeniden aşık olmuşum da ona gider gibiyim :) ben sosyoloji okudum uzmanlık alanım bankacılık değil ama önemli olan gülümsemek insanları sevmek " öff yine müşteri geldi " yerine müşteriyi "hoşgeldiniz" deyip karşılamak :) hatta müşteriye nasılınız diye sorduğumda onun suratındaki anlamsız ama mutlu gülümsemeyle cevabını dinlemek. Aslında benim uzmanlık alanım bu :) benden pazarlamacı olmaz ben gişe memuru olmaktan gelen fatura müşterilerine hayır diyememekten gayet mutluyum. Hatta insanların sırf beni görmek için - bunu bu şekilde belirttiklerinden öyle dedim bkz.http://hayatinnesesi.blogspot.com/2013/08/kucuk-kafa-koca-yurek.html - faturalarını bizim şubemizde yatırdıklarından benim bankoma geldiklerinde kendilerini özel hissetmelerinden bunu bana da hissettirmelerinden gayet mutluyum :) keşke herkes işinde mutlu olsa yeri gelince öfleyip pöfflese yorulsa canı çıksa çalışırken ama yine de keyif alsa işinden. Yapılan her iş insanlara hizmet aslında sizin yaptığınız başkasına hizmet başkasının yaptığı da size hizmet doğrudan ya da dolaylı. Bugün herkes gülümsesin o zaman "Pazartesi sendromu denen şey neymiş ki yuaaa" dediğiniz zaman bi bakmışsınız akşam olmuş. Bugün herkes işine daha çok aşık olsun onu hırpalamak için elinden geleni yapan üstüne inat gülümsesin ki bence gülümsemek insanları en çok sakinleştiren şey.

O zaman herkese mutlu haftalar :)))