25 Kasım 2013 Pazartesi

-Anneeeee yine yaptı /:|- :)))

http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/38011/pepsi-anne-yine-yapti

Çocukluğumun reklamıdır kendisi. Türk versiyonunu bulamadım amma velakin gayet eğlenceli :) Çocukluğumdaki reklamları daha çok özlediğimi fark ediyorum şimdiki reklamlardaki gibi şaaşalı yaşantılar yok o reklamlarda bizim gibi bizden insanlar var -tabi şişenin içine kaçmanın dışında - :)) Ben çok keyif alıyorum izlerken siz de izlerken belki biraz olsun gülümseyip çocukluğunuzu, gençliğinizi hatırlayabilirsiniz :))

Mutlu cumartesi geceleri :)

22 Kasım 2013 Cuma

Su akar yolunu bulur...

Peki akan sular neler götürür bizlerden..

Önce kızıp, sonra kendimizi doldurup ya da çevrenin dolduruşuna gelip ve bütün kızgınlığımızla bütün köprüleri yıktığımız durumlar, insanlar..

Su akar yolunu bulur.. Böyle demişti kısa bir süre önce.. Akan suların bize doğru akacağını sanmıştım..

Su aktı yolunu buldu artık sularımız ayrı akıyor.. O bu durumdan memnun olduğunu dile getirdi.. Hayatında ben olmadığım için mutlu olduğunu, yüreğini incittiğimi ve bu incinmenin zamanla kocaman bir çatlak haline geldiğini benimse bu çatlak için hiçbirşey yapmadığımı aksine çatlağın üzerine basa basa daha fazla canını acıttığımı..

Benim niyetim ne onun canını acıtmaktı ne de benden uzaklaşmasını sağlamaktı. Sadece "kendim" olmak istedim..

Kendime çok kızdım.. Ama kendine kızmak ne birşeyleri hallediyor ne de çatlakların içinden akan suların sızmasını engelleyebiliyor.. Kendi dünyama çekildim o yüzden.. Yapayalnız kaldım belki de kalabalıklar içerisinde, evimde kendime söyledim şarkılarımı.. Hazırladığım kahvaltılar kendimeydi yalnızca..

Su aktı yolunu buldu..

Eğer ben hayatında yokken mutluysa hayatında olmayacağımı söyledim, gözlerinin içine baktım benim gözlerim çoktan dolmuştu ama onun gözlerinde öfkeden başka ufacık birşey göremedim.. Sessizce çıktım evinden ona ait olan hayatından..

Su aktı yolunu buldu.. Onun da söylediği gibi sularımız artık ayrı akıyor..

Herkes gidecek, peki yanımda kim kalacak onun dışında? Ya da onun yanında kim kalacak benim dışımda?..

Kardeş gibisi var mıdır ki şu hayatta..

Umarım sular bulur tekrar yollarını.. Geç olmadan, daha fazla hiçlikte kaybolmadan.. Ama bu defa bulduğu yol ne onun canını acıtır ne de kendi canımı..

20 Kasım 2013 Çarşamba

Su ve Ateş...

Dün gece iş çıkışında sinema yollarını tuttuk uzun zamandır gelmesini beklediğimiz hatta biran önce gelse de gitsek dediğimiz filme "Su ve Ateş" e gittik. Filme gitmeyenler için yorum yapmicam; herkes kendi izlesin kendi yapsın yorumunu sonuç itibariyle "katil aşçı!" deyip herşeyi itiraf edemem ben :) Şu kadarını söyleyebilirim, eğer aşıksanız film sizi içine çekiyor; orda mutlu oluyorsunuz orda üzülüyorsunuz filmin içindeki insanlarla birlikte koşup birlikte yoruluyorsunuz. Ama filmi sadece izlemek olsun diye izliyorsanız filmin çıkışında "amaaannn bunun dizisini de yapmışlardı zaten" deyip akşamınızı öylesine bir filme gitmiş olarak tamamlıyorsunuz. Ama bence -benim yorumum; dedim ya herkes kendi yorumunu kendi yapsın diye:))- film gayet güzeldi, höngürt pösürk ağlatmadı ama yer yer gözlerimden istemsizce akan yanaklarımdan süzülen yaşların farkına vardım. Ve bence en iyisi filmin sonunu süper bağlamışlar :) Hadi bakalım izleyenler yorumlarınızı bekliyorum. Ama sessizce yorum yapın izlemeyenler anlamasın filmde ne olup ne bittiğini :)) Bol gülümsemeli günler..

19 Kasım 2013 Salı

Yaz yaz kaydet /:|

Bi baktım yayınladıklarım ve kaydedip yayınlamadığım yazılarım arasındaki orantıya nerdeyse yarı yarıya. Düşündüklerim, yazmak isteyip de bunun hakkında yazmalıyım deyip başlığını kaydedip sonra yazarım dediklerim ne çokmuş..
Ne çok erteliyoruz hayatı, herşeyi paylaşmak, herşeyi anlatmak lazım oysa ki.. Şimdi en baştan bir bir bakıp neymiş ne değilmiş diye belki bir anda bir sürü şey yazarım zamanım olduğunca belki de yazdıklarımın modası geçmiştir zamanı dolmuştur diye düşünüp sadece düşünce olarak kalır bende.. Paylaşmasam da düşünürüm yine kendime ayırdığım zamanlarda..

18 Kasım 2013 Pazartesi

Herkese akasya kokulu sabahlar..

Bütün özlemleriniz yüreğinize aksın bugün haftanız çok güzel geçsin :) 

Mutlu sabahlar....  

Körler gece uyur mu?

Bir yıl oldu bunu yaşayalı..
Bir sabah uyandığımda sağ gözümün önünde bir perde olduğunu farkettim. Bulanık görüyordu gözüm, gözümün önüne, kirpiklerime çapak düşmüş olabileceğini düşündüm. Çok üstelemedim, önemsemedim, gözlerimi ovuşturdum, kalktım yüzümü yıkadım sol gözümle sağ gözümü kıyasladım birini kapattım diğerini açtım gözlüğümü taktım, gözlüksüz baktım ama her görüntü aynıydı bir gözüm diğer gözümden daha bulanık görüyordu. Ama ben yine önemsemedim, geçer nasıl olsa dedim ama geçmedi benim bütün günümse iki gözümü kıyaslamakla geçti.. Ertesi gün göz doktoruna randevu aldım. Cumartesi sabahına.. Cuma gecesi uyudum, uyandım her uyandığımda önce sağ gözümü kapattım sol gözümle baktım sonra sol gözümü kapattım ama sağ gözümle bakamıyordum ki.. Cumartesi sabahı ablamla birlikte gittik göz doktoruna annem ve babam yanımda değillerdi. Onların yokluğunda güçsüz düşüyor zaten bedenim de ruhumda.. Muayenenin ardından sağ gözümde %80 oranında görme kaybı olduğunu söyledi doktor. Ben de ablam da şok olmuştuk. Görmüyordum daha ötesi yoktu. O gün bir sürü şey yapıldı gözüme film çekildi vücuduma kırmızı bir ilaç verildi göz damarlarını daha rahat görebilmek için tahliller yapıldı.. Korktum, çok korktum ama dayandım, ablam en büyük destekçimdi günün sonunda çıkan tahliller sonucunda "viral retinit" teşhisi konuldu. Neydi ki o? Bundan sonra tek gözle mi görecektim? Alışmalı mıydım? Gittiğim doktor da çok şaşırdı doktorluk hayatları boyunca en fazla 2 kere gördükleri bir olay olduğundan bahsetti. Retina konusunda uzman olan doktor çağrıldı hastaneye "ben zaten hep özel hastalıklar peşinde koşmuşumdur; öyle ya neler atlattı şu vücudum ne zorluklar aştı bunu da aşar elbet.." diye geçirdim içimden. Bu hastalığın ameliyatla tedavisi yokmuş, ilaç verdi doktor iki tane de damla. Kortizon başladı hep korkardım ondan kilo aldırıyordu çünkü biliyorum ama söz konusu görmek olunca gözün gözünden başka hiçbirşeyi görmüyor ki.. Tek gözüm hasarlıydı ama ben her sabah uyandığımda ya diğerine de sıçradıysa korkusuyla uyandım, öyle ya doktor da bundan korktuğunu söylemişti bana. Uzun bir süreçti, geçer dedi doktor "ama yine de kalır en azından %20'si kalır.." Yaklaşık 2 ay nerdeyse hergün hastaneye taşıdım kendimi doktorlarla ahbap oldum alıştılar artık bana gülümsedim ama vazgeçmedim gülümsemekten tek gözüm görüyordu ya nasılsa bir yandan korkuyordum korkum yüzüme yansıyordu hissediyordum ama ben yine de gülümsüyordum.. 2 ayın sonunda "bunu da atlattım helal olsun" dedim kendime bu sefer. Doktorlarım da şaşırdı hastaneye her gittiğimde gel bi bakim gözüne dediler bana 3ü ayrı ayrı her baktıklarında biraz daha iyiye gidiyordum çünkü başarıyordum iyileşiyorum. Çünkü biliyordum ben istersem yapardım..
Neden başlığım körler gece uyur mu oldu? Bugün iki adam gördüm biri sağlam diğeri ise kör. Gördüğümde akşamdı hava soğuktu bugün nasıl yaşar bu insanlar dedim. Geçen gün öğle arasında bankada lavaboya çıktım bizim güvenlik abimiz öğle aralarında ışıkları kapatır lavaboya girdiğimde farkettim ışıkların kapalı olduğunu. seslenmedim. kapıyı kapattım ve birkaç dakika olsa da anlamak istedim tamamen görmemenin ne demek olduğunu. Görmeyen insanların nasıl yaşadığını. Evet ben tekrar kazandım gözümü ama ya en başından beri görmeyenler? Ya da önce gören ve sonradan dünyayı görmeye gözlerini kapatanlar? Ya da gözleri görüp ama aslında görmeyen insanlardan daha çok kör olanlar? Ya da gören ve gördüğünün kıymetini bilenler? Hangi kategorideyiz biz acaba? Gerçekten çevremizde olanların farkında mıyız yoksa gözlerimizden çok gönlümüzü mü kapattık dünyaya? Gözlerinizin güzellikleri görürken görmeyenlere ışık olması dileğimle.. İyi geceler..

1 Kasım 2013 Cuma

Yeni

NASA yeni bi gezegen keşfetmiş dünyanın 2 katı büyüklüğündeymiş. Bizi oraya gönderseler bazılarımız önce ağaç dikip sonra "bu ağaçlar buranın da havasını temizliyor ben alışık değilim temiz havaya" deyip ağaçları söker ve ağaçların yerine avm diker. Söylerken bile şu kocaman şehirde nefes almayı unuttuğumu fark ettim..

Günaydın olsun herkese..