15 Temmuz 2013 Pazartesi

Kadın erkeğini ister.. Peki ya erkek? (2)

Uzun zaman oldu yazmayalı.. Nedendir bilmiyorum ama uzak kaldım kelimelerimden.. Oysa ne çok severim yazmayı.. Her insan değişik anlatır kendini.. Bazısı sözcükleriyle, bazısı bakışlarıyla, bazısı müziğiyle, bazısı çizerek bazısı da benim gibi yazarak.. Yazmanın değişik bir sırrı var bana göre; insan kimseye hatta bazen kendine bile anlatamadığı şeyleri yazarak çözümlüyor.. Kendini daha rahat tanıyabiliyor..
Kadınlar ve erkekler.. Büyük kaos.. Her iki cins için de birbirini anlamak imkansız gibi birşey.. Nedense biz kadınlar erkeklerin de bizim düşündüğümüz gibi düşünmelerini bekleriz. Erkeklere göreyse kadınların düşünceleri inanılmaz karmaşıktır ve kadın gibi düşünmek oldukça çetrefilli ve imkansız görünür gözlerine.. Kadınlar inanılmaz narin varlıklardır; hissederler, hissederek severler ama en az erkekler kadar güçlü en az onlar kadar ayaktadırlar. Kadın dendiğinde çevresini sahiplenen bir anne gelir aklıma; kadın dendiğinde bir sürü zorlukla karşılaşan ama hepsini kabullenip hepsine tek tek göğüs geren varlık gelir, kadın dendiğinde seven, sevdiği adamı sahiplenip herşeyi göze alıp onu hissetmek için ona dokunan, görevi olduğu için değil erkeğini mutlu etmek için bir sürü yemek yapan hatta yemek yapmayı bilmiyorsa bile bir sürü malzemeden uyduruk yemek yapıp içine de en samimi duygularını katan canlı gelir aklıma.. Kadın dendiğinde erkeğini şartsız kuralsız seven insan gelir aklıma.. Kadın aşık olduğunda karnında kelebekler uçuşur, aşık olduğu adam bir anda dünyanın merkezi oluverir onun için; aşk geliyorum demez bir anda gelir sersem eder çevresine nedenini bilmeden sürekli gülümseyen birini çıkarıverir.. Gözler dolar aşık olduğunda, nedir, kimdir necidir diye düşünmeden hoşgeldin diye karşılar kadın aşkı.. Düşünmeksizin sever erkeğini.. Sahiplenmesi bundandır belki de kadınlığından; anneliğinden, içinde hissetmesinden.. Ne çok şey var yazılası, kadın olmaktan dolayı o kadar mutluyum ki; içimde aynı anda 4 mevsimi birden yaşayabildiğim için, karşımdakinin gözlerindeki mutluluğu görebilmek için bütün enerjisini karşısındakine yansıtan bazen kendini naza çeken ama sonra kendiliğinden çözülebilen bir varlık olduğum için o kadar şanslıyım ki.. Peki ya erkek nedir? Ne ister? Ne hisseder? Nasıl hisseder? O da hoşgeldin der mi aşka şartsız koşulsuz..
Kadın ve erkek var olduğu sürece aşk hep var olacak ve aşk hakkında hep birşeyler yazılacak.. Aslında aşk dediğin dilediğince yaşamaktır hayatı, karnında uçuşan kelebekleri sevmek ama onları hiç kaybetmemektir belki de.. Peki sizce?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder