10 Nisan 2013 Çarşamba

Hayvanlar Alemi - 1 - 10 yıl sonra öğrendiğim gerçek

Bugün Çarşamba; günlerin en çabuk geçeni bana göre; hafta ortası olduğundan mıdır nedir bilmiyorum ama çabucak geçiyo işte :) Dün sabah kapının önünde kedicikler uğurladı beni işe ayağımın kenarından geçe geçe :)

 Ne enteresan şey şu hayvanlar alemi; sevgileri içten, çoğu zaman karşılıksız tek bekledikleri karşılık karınlarının doyurulması azıcık da sevgilerine karşılık verilmesi. Benim hiç kedim ya da köpeğim olmadı ama hayvanlarla sıkı sıkıya bağlı bi bağım olduğunu söyleyebilirim. İlk beslediğim hayvan muhabbet kuşum Cabbar, yaklaşık 2 yıl bizimle yaşadı 1997 yılında Antakya'da olan depremde henüz 10 yaşındaydım ve 20 yaşıma kadar Cabbar'ın kafesinin kapısı açık olduğu için balkondan kaçtığını sandım ama sonra bi öğrendim ki hayvancık korkudan çırpınarak kafesinde ölmüş :( Hiç dayanamıyorum hayvanların başlarına gelenlere.Kendilerini savunamadıklarından sanırım.. Bu yüzden de sevgili kuşumun çırpınarak öldüğünü 10 yıl sonra tesadüfen öğrendim..
Bu sabah da böyle bir şey yazmak istedim :)) Ama daha maceralar çok hepsini anlatabilirim :))

Hadi şimdi Herkese Kolay Gelsin..

Gülümsemeyi sakın unutmayın :))

3 yorum:

  1. Hayvan beslemenin en kötü yanı da bu işte. Alıştıktan sonra ölümlerine çok üzülüyorsun. En iyisi karga beslemek sanırım. 150 yıl yaşıyorlar. Nesilden nesile beslersin. Sen onun değil, o senin ölümünü görür :)

    YanıtlaSil
  2. :) sonra besle kargayı oysun gözünü olabilir ama o yüzden biraz sakıncalı :))

    YanıtlaSil
  3. O değil de insanın alıştıklarından ayrılması çok zor oluyor; yüreğinden bağlandığın, sevdiğin birini, bişeyi kaybetmek çok acı oluyor. O yüzden artık hayvan beslemiyorum :)

    YanıtlaSil