16 Mayıs 2017 Salı

Ruh Halleri - 1

  Bu aralar bolca kendimle uğraşıyorum. Bulduğum her psikolojik testi kendime itinayla uygulayıp ne tür bir manyak olduğumu araştırmaktayım. Çıkan sonuçlar inanılmaz; biri diyo ki sosyapat kişilik, diğeri borderline, başkası bipolar.. Noluyo lan kimim ben.. Derken farkettim ki çoklu kişiliğim var benim. Saati saatine değişiyo ruh halim.

  Misal saat şuan 15.44 saat 14.08’de ruh halim “Alkolik, intihar etmeyi düşünen Ceylan”mış. 1 saat sonra “Umursamaz Ceylan” olmuş şimdi de “Yazar Ceylan” oldum. Bunu da bugün yapmaya başladım. Bakalım bir gün içinde kaç tane ruh halim çıkacak. “Duyguna odaklan Ceylan” Hacı ben duygularımı aldırdım galiba. Artık ne ağlıyom ne çok üzülüyom ne çok gülüyom.. İçim çürüdü galiba benim. Hayatta tek keyif aldığım şey yemek yemek onu da çok yaptığım için birbuçuk metre boyumla oldum 60 kilo.


  Bir de elektronik aletlere gıcığım var. Ya da onların bana gıcığı var. Paso yerde buluyolar kendilerini. Az önce mause umu düşürdüm mesela, akıllı telefonumu o kadar çok düşürdüm ki yazık yavrucak aklını kaçırdı. Şimdi akıl hastanesinde tedavi olmayı bekliyo. Henüz kendisinden haber yok.

Devamı Gelecek..
hasta telefon karikatür ile ilgili görsel sonucu

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Yaş: 29.99..

Yok artık daha neler.. Ben mi 30 yaş takıntısı yapıcam.. Sen beni tanımıyor musun ayol? Hem her yaşın ayrı bir güzelliği vardır..
Oldu canım başka arzun..
4 sene olmuş ben burada yazmaya başlayalı.. Ve 2 sene 3 ay olmuş son yazımı yazalı.. Unuttunuz mu beni.. Hehehee geri döndüm beeennn >:)
Ama bu sefer daha farklıyım sanırım, yaşın verdiği bir olgunluk mu desem, yoksa İstanbul çarpması mı desem bilmiyorum.. 5 sene önce geldim bu dana gibi şehre.. Gelmez olaayyydııımmm.. Neyse geldik işte bi şekilde.
Ya ben yazı yazacaktım ne ara kendimi anlatmaya başladım bilemedim.. Sonuçta üstadım; kimse aynı kalmıyor; gördük ki her insanın bir derdi ve çözüm arayışları varmış.. Kendimi anlatmak derken kendimden daha çooo..kk bahsedicem çünkü köprünün altından çok sular aktı. İnsan nasıl değişiyor zamanla.. Ah bu zaman.. Neyse varın gelin okuyanlar hoşgeldiniz; okumayanlar da can sağlığı..
Ya da okuyanlar okumayanlara anlatsın, maksat; keyifli zaman geçirmek ;) Haydi bakalım başlayalım..

patron çıldırmıs ile ilgili görsel sonucu

Dönüş..

Geri döndüm.. Kafamın içi bir dünya. Yazmazsam çatlicam.. Daha doğrusu yazdıklarımı paylaşmazsam..

15 Şubat 2015 Pazar

YETER ARTIK! SESSİZ KALMA!!

Bugün hayatımın 9.960. günü.. 27 yıl 3 ay 15 gün.. Neler sığdırdım yaşantıma.. Ne sevinçler; ne üzüntüler; ne hayal kırgınlıkları ne mutluluklar ne gururlar; ne acılar..
Bugün ölen ben de olabilirdim.. Sen de olabilirdin; senin kız kardeşin, kız arkadaşın, ya da sokakta her gün gördüğün ama hiç tanımadığın bir kadın.. Her gün dünyanın herhangi bir yerinde binlerce kadının şiddetten öldüğü gibi..
Utanıyorum.. Bazen insan olmaktan; bazen bu ülkede yaşamaktan ama çoğunlukla elimden hiçbirşey gelmeden olayları seyrediyor olmaktan utanıyorum.. Acı çekiyor yüreğim bedenimin çektiği acıların bedeli olarak.. Ona iyi bakmadığım için; yazamıyorum artık ellerim varmıyor ülkemde bu kadar insan acı çekerken ben hala mutluyum; hala ölmediğim için şanslıyım demeye.. Duyarsız kalamıyorum artık; hiçbir zaman duyarsız değildim halbuki ama görmezden de gelemiyorum artık çünkü gerçekten acı çekiyorum..
Nolur çekin artık ellerinizi üzerimizden; elleriniz şehvetle değil aşkla dokunsun bedenimize; biz sizin ihtiyaçlarınızı karşıladığınız varlıklar değiliz; biz sizin dışarıda sinirlenip evde sinir atmak için kullandığınız kum torbası değiliz; biz sizin bütün çığlıklarına rağmen gözünün yaşına bakamayacağınız canlılar değiliz.. Siz hiçbir zaman bunları yapmaya mecbur değilsiniz.. Utandırmayın kendinizi yaptıklarınızla.. Nolur..
Dur deyin yeter deyin bir kadın çığlık atarken kulaklarınızı kapatmayın; bir kadın inlerken siz şarkı söylemeyin bir kadın ölürken siz susmayın.. Anlatın çevrenizdekiler; yardım edin; anlamaya çalışın ne kadar korktuğunu; elinden hiçbirşey gelmediği gidecek bir yeri olmadığı için karşısındakinin şiddetine maruz kaldığını aşağılandığını hor görüldüğünü; yardım edin.. Yazın, arayın dağıtın.. Ama onun korkusuyla siz korkmayın.. Siz onun atamadığı adımı atın çünkü aslında hiçbirşey çözümsüz değildir.. Nolursunuz yardım edin; haber verin; yardım edelim acı çekmesin artık insanlar..
Ben çok acı çekiyorum; yüreğim çok sızlıyor artık dayanamıyorum; miting alanlarında bas bas bağıran insanlara, hiçbirşey yokmuş gibi; her şey yolundaymış gibi şehir şehir ülke ülke gezenlere; kameraların karşısına geçip de kadına karşı şiddeti lanetliyoruz ama iyi hal indiriminden yararlanabilirler çünkü o kız etek giymiş, kahkaha atmış karşısındakini tahrik etmiş diyenlere.. Sen de dayanma aç artık gözlerini susma. Yaz nolursun yaz.. Dağıt dağıtabildiğin kadar; bir hayatı kurtar bin hayat arkasından gelir nasıl olsa.. Sen adım at; yönlendir; yeter ki susma, ne yaparsan yap ama susma konuş utanma de ki “dayak yiyor!!” utanma bunu yapanı utandır. De ki: “dayak yiyorum; yardım edin!!” eğer sen konuşmazsan senin de bir gün ellerin bileklerinden kesilir, sen de bir gün derelerde parçalanmış bedeninle yüzersin, sen de bir gün parçalara ayrılmış bir halde bavullara koyulursun; senin de cesetin çöp tenekelerine atılır; senin de saçların yolunur, sesin çıkmasın diye ağzın kapatılır zorla yaptırılır karşındakinin istedikleri; sen de zorla sevdirilirsin.. Otobüste, dolmuşta, sokakta tek başına kaldın diye sen de korkarsın.. Yaşamaktan; kadın olmaktan; insan olmaktan..
Bugünü unutma; diğer olanlar gibi görmezlikten gelme.. Susma; yaz; haber ver..
siddetesessizkalma@hotmail.com


3 Mart 2014 Pazartesi

Seni seviyorum adam..

Bu gece sana uzun uzun yazıcam, amacım içimdekileri bil değil, ki sen zaten herşeyi en güzel şekilde hissedersin; bilirim.. Uzun zamandır aklımda olmayan bu günlerdeyse aklımdan çıkmayan birşeyi anlatacağım sana bu gece; kendimi aslında benim bile bilmediğim ama onu görmediğim için basbas bağıran benliğimi. Gözlerim yanıyor biraz sanırım biraz da kötüledi ama görebildiğim için şükrediyorum tabi, ve bir de kendimi tanımama yardım ettiğin için senin varlığına şükrediyorum. Dün bana söylediğin iki şeyi çıkaramıyorum aklımdan; birincisi o soğuk mezar taşını öptüğünde bana dönüp "ananın babanın kıymetini bil, anam yanımda olsaydı da bu taşı değil onu öpseydim" dediğini ikincisi de annenin mezarının üstünde elimi tutup annene " bak gelinini getirdim anne" dediğini.. Benim için o kadar değerlisin ki adam, aslında farkında olup da günlükmüş gibi gördüğüm ama aslında bir daha tekrar edemeyeceğim nefes alışım kadar  özel olan anlarımın farkına vardırıyorsun beni her seferinde.. Dün benim için ben yeniden doğdum; seninle doğdum, rüyalarımda gördüğüm  annenle tanıştım "annem" dedim hissettim.. Gözlerimden dökülen damlaların amacı yok nedeni yok isterdim ki ellerinden öpeyim ama toprak da anne kokar; doğum günüydü dün annenin "iyiki doğdun anne" diyebildiğim için şanslı hissettim kendimi ama senden ayrı bir beni düşünmedim.. Sen adam anlatılmıyorsun sözcüklerle, birkaç kelime deyip geçiyor sadece ama yürekte yaşanan apayrı; seninle yaşanan apayrı.. Iyiki varsın adam, iyiki benimsin iyiki beni tekrar hayata bağladın hem de sıkıcana kendi ellerinle... Seni seviyorum..